19 Şubat 2016 Cuma

RUSLARA GÜVENİLMEZ

Kazım Karabekir Paşa’nın Birinci Cihan Harbine Neden Girdik, Emre Yayınları, Cilt, I Sayfa,186-188 kitabında bizzat başından geçen kendi anlatımıyla,
RUSLARLA İLGİLİ HATIRATI
     Ruslarla ilgili; babam Van’da Jandarma Alay Komutanı iken bir düğün ziyafetine Rus Konsolosuyla yemekte ben yan yana bulunuyordum. 1887 (1303)’de idi. Henüz beş yaşımı bitirmiştim. Konsolos tercümanı vasıtasıyla ban iltifat etti ve büyüyünce ne olacağımı sordu.
    Üzerimde Yaver Süvari Yüzbaşısı elbisesi vardı. Gezmelere, davetlere, beni bu kıyafetle götürmek babamın hoşuna giderdi. Galiba Konsolosunda hoşuna gitmiş olacak ki benimle sohbet açtı ve böyle bir soru da sordu. Kısaca cevap verdim.
    -Kumandan olacağım!
    -Ala! Fakat kumandan olup ta ne yapacaksın bakalım?  diye işi uzattı. Büyüklerle konuşmaktan hiç sıkılmadığımdan hemen bunun da cevabını verdim.
    -Düşmanları memleketimize sokmayacağım!
    Bu cevabım sofra halkını da pek memnun etti. Konsolos beni takdir ve babamı da tebrik ederek bana bir hediye göndereceğinden kabulünü rica etti. Pek hediyeden hoşlanmamakla beraber bir oyuncaktır diye babam teşekkür ederek:
    -Çocuğum hediyenizi kabul eder, dedi.
    Ben de sevindim. “Bakalım şu Rus oyuncağı ne imiş?” Diye sabırsızlıkla bekledim.
    Akşam üstü, bir Rus Kavası (Elçilik veya konsolosluklarda görev yapan hizmetli) evimize geldi ve kutu içinde bir hediye getirdi. Bunu babama götürdüler. Ben diğer odada büyük kardeşimin yanında sabırsızlıkla oyuncağın bana verilmesini bekliyordum. Babamın yanında yalnız annem vardı.
    Onların bulunduğu odada bir silah patladı!
    Telaşla korktuk. Gördüğüm vaziyet şuydu:
    Babamın elinde ufacık bir rovelver, (tabanca) annem sapsarı kesilmiş titriyordu. Babam:
    -Vay alçak herif! Diye haykırarak; Çocuklar verilmiş sadakamız varmış. Eğer bu hain herifin gönderdiği hediyeyi Kazım eline alsaydı, muhakkak kendini vururdu. Bakın! Gelen hediye içi doldurulmuş bir küçük rovelvermiş. Elime alınca patladı. Az kaldı annenizi vuruyordum. Kurşun yüzünü sıyırarak yüke saplandı.
    Rovelvelerin diğer kurşunlarını boşalttılar. Müthiş yeni bir silah!
    Bu feci hatıranın korkusu günlerce evimizi rahatsız etti. Sonraları da yıllarca dilimizden düşmedi. Canlı bir tablo gibi hafızamıza kazındı.
    5 yaşında bir çocuğa ve insani bir hediye!
    Bu yaşta bir Rus kurşunuyla ölmek veya karşımdakini öldürmek gibi bir facia ile konsolos beni az kaldı mahvedecekti.
                                                           

1 Şubat 2016 Pazartesi

Cennete giren hiç kimse dünyaya geri dönmek istemez, yeryüzünde olan her şey orada vardır. Ancak şehit böyle değil. O, mazhar olduğu ikramlar sebebiyle yeryüzüne dönüp on kere şehit olmayı temenni eder. (Hz. Muhammed)

Şehadetten korkmayan tek bir millet vardır; Türk Milleti, Şehadet Bir Son Değil, Cennet'e Giren, Habib'i Neccar'lardır. Hani Yasin Suresinde de Bahsedildiği gibi, Habib'i Neccar İmansız kavmi tarafından öldürüldüğünde, Habib'i Neccar'ı Hz. Allah Cennetiyle mükafaatlandırmış ve Habib'i Neccar, dileyip 'Keşge Kavmim Benim Cennet'e Girdiğimi ve Bana İkramları Bilmiş olsalardı niyazında bulunuyor ya 'Ayette şek ve şüphe yoktur. Eğer anneler ve babalar evlatlarına yapılan Melek'lerin karşılama ve ikramını görseler, tüm evlatlarının şehadetini dilerlerdi.
                                                           

12 Ocak 2016 Salı

OSMANLI PADİŞAHLARI KEFENLERİNİ BAŞLARINDA TAŞIYORDU

Osmanlı Padişahlarının Başlarındaki Sarığın ve Kavuğun Manası


6 Ocak 2016 Çarşamba

ORDULU ŞEHİDİN BABA OCAĞININ BARAKADAN EVİ YÜREK BURKTU

Uzman Çavuş Nuh Özdemir, Diyarbakır'ın Sur ilçesinde devam eden çatışmalar sırasında şehit oldu. İki yıldır orduda görev yapan ve 1,5 yıllık evli olan 26 yaşındaki Nuh Özdemir'in babasına ve eşi Leyla'ya acı haberi vermek için Samsun'daki evlerine giden askeri yetkililer, daha sonra şehidin annesinin yaşadığı Ordu'nun Akkuş ilçesine bağlı Salman köyüne doğru yola koyuldu.
 
(Başbakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu, şehit Nuh Özdemir'in ailesinin içler acısı evinin derhal yenilenmesi, bu süre içinde kendisine ayrı bir konut tahsisi talimatı verdi.)
                              

8 Aralık 2015 Salı

SAFER AYININ SON GÜNLERİ

Dost gül gibidir, Yusuf'a benzer. Kokusunu almaya bir Yakup ister. Dostlugu Allah korur, kurda yem etmez. Dost gönülde oldu mu gözde gerekmez. Gönlümüze taht kurmuş güzel dostlara selam olsun safer ayının sonu olması hasebiyle musıbetlerden korunmak amacıyle iki rekat namaz kılmalıdır